~~~~~~BEN SUSTUM UZAKTAKİ YAR~~~~
Ben Sustum Uzaktaki Yar!
Dudaklarımın Arasındaki Şarkı,
Saçlarımı Okşayıp Giden Rüzgar!
Yüreğimin Kanıyla Yazdığım Şiirler..
Akan Deryalar,Nehirler Sustu!
Sustu Ve Uzaktaki Yar Sustu!
Hep Konuştumda Ne Olduki?
Bitkin,Kırgın, Perişan Yaşadım..
Kanımla Yazdım Yüreğime..NAKIŞLADIM..
Öyle..Öyle Çok sevdimki Seni,
Sevdimde…Sevdimde Ne Olduki?
Kara Saplı Bıçak Sırtımda Yaşadım!
Sabahlara Kadar İnleyip Güneşi Gözyaşımla Selamladım!
Hayallerimde Yazdım,Düşlerimde Topladım..
Yüreğime…Yüreğime Koydum Seni.
Yüreğimin En Derin Yerine!!!
Koydumda Koydumda Ne Olduki?
Ben Sustum Sen Söyle Uzaktaki Yar..
Söylesene Gönül Yaram
Ben..Ben Zaten Hep Susmadım mı?
Bu Dört Duvar Arasına Hapsedilip,
Susmaya Mahkum Edilmedim mi?
Canım Diye Sevmek Hakkım Değilmi?
Seni Hayal Edip Seni Sensiz Yaşamadım mı?
Duvardaki Resmine Bakıp Bu gözler.. Kahır Dolusu Ağlamadımmı?
Ben Sustum Canim!
Sen Söyle..
Ben Sustum!
Söylesene Hasretim..Söylesene Hasretim Sana Değilmiydi?
Bu Yalvarışlar..Bu Yakarışlar…
Canım Gibi Sevmedim mi seni?
Sevipte Canıma Katmadım mı?
Söyle Bee Uzaktaki Yar!
İsmini Dudaklarıma Hece Yapmadımmı?
Seni Mavi Bulutlara Yazıp Düşlerimde Toplamadım mı?
Sana Olan Sevdamı Söyle..
Yıldızlara Haykırmadım mı?
Ben Haykırdıkça Yıldızlar Bir Bir Kaymadımı?
Söyle…Düşmedimi Yıldızlarım Düşüp Kaybolmadımı?
Gökyüzü…Gökyüzü Birden Kararıp,
Şimşekler Çakıp Kasırgalar Kopmadımı?
Cehennem Gibi Yanan Yüreğimin Üstüne Yağmurlar yağmadımı?
Yağmurların Yüreğimi Söndürmediğine Şahit Olmadınm mı?
Hep Sana Yanmadımı Yüreğim..
Söyle Yanmadımı…
Ben Sustum Bee Canım..
Ben Sustum!Sen Söyle..
Ben Zaten Hapsedilip Susmaya Mahkum Edilmedim mi?
Kirli Bir Gömlek Gibi Çıkartılıp Atılmadım mı?
Sabahı Olmayan Yorgun Gecelere Hayalinle Girmedim mi?
Hep Aynı İşkenceyle Sabahları Beklemdim mi?
Söylesene Birtanem..
Sevdamla Yüreğimi Dağlamadım mı?
Ayaz Geceleri Sensiz Titreyerek Bitirmedim mi?
Söyle Yarim..
Ben Sustum! Ben Hep Susmadım mı?
Nemli Kirpiklerimde Sensiz Geceleri Öldürmedim mi?
Yüreğim Sızlarken Yaralı Gönlüme Kırılmadım mı?
Yüreğime Hep Aynı Acı..Hep..Hep ayrı İşkence Doğmadımı?
Yüregimi verdimde Sana Ne Olduki?
Hep Yıkılıp Kahır Dolusu Ağlamadım mı?
Ayaz Geceler Uğrunda Titreyerek Yaşadım..
Diz Çöküp Önüne Avuç Açıp Yalvardım!
Yalvardımda Sana Ne Olduki?
Kalbinin Dilencisi..Yüreğinin Kölesi Oldum Bee Belalım!
Ah Yüreğim Kanıyor!
Gözlerim Ağlıyor..
Tükendim! Tükendim Bee Yarim..TÜKENDİM!
Yoruldum Halim Kalmadı
Yıkıldım Olduğum Yere..
Yıkıldım Bee Yarim! YIKILDIM!
Ben Sustum Bee Belalım!
Ben Sustum!
Yemin Ederimki…Yemin Ederimki Sustum!
Gönlümden Herşeyi Alıp Giden Kasırga Sustu!’
Hep Söylemek İstediğim O şarkı Var Yaa
Dudaklarımın..Dudaklarımın Arasındaki o Şarkı! SUSTU!
Penceremin Camına Vuran Yağmur Damlaları SUSTU!
Yüreğim SUSTU!
Konuşan Dilim SUSTU!
Ben Sustum Uzaktaki Yar!
Sen Söyle..
Ben..Ben Sustum!

SUSTUM | video.mynet.com


2 Responses to “Ben Sustum Uzaktaki Yar:!!|Video İzle Şiir Oku|”

  1. JAGTER Says:

    Sustum..Sebebsiz yere..Ruhum yara bere..Eyvahları yollamadan Mutebere..Biliyor musun ah aziz dostum..Ben SUSTUM..!!!

  2. JAGTER Says:

    Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil. Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.

    Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler; sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi. Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki? Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi? Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr? Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların? Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen?

    Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın. Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın. (Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.) Sana değdiği yerde dirilir sessizlik. Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat’sın; söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar. Sen Aslı’ya Kerem’sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir. Sen Kerem’in Aslı’sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar; “Ol!”sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur.

    Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar. Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur. Kadîm zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.

    Taş zamanla eskimez mi? Sen zamansın, ey yâr, gelir ve gidersin. Saatlerin kadranında uslu uslu gezinirsin amma saçlarımı değil sadece kemiklerimi dağıtırsın. Usulca sokulursun odama; “tik-tak”, sadece “tik-tak”, eşyalarımı değil sadece beni de benden çalarsın; elbisemi değil sadece tenimi de soyarsın. sevdiğimle arama ayrılıklar koyansın. Sen çoğaldıkça ben azaldım; seni tükettim derken ben tükendim. Sen zamansın, ey yâr, pek kıskançsın.

    Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler. Tanımazmışsın beni. Adımı bile anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın. Mehtabı kucaklayan sen değil misin her defasında? Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah? Nice surlarda masum bebekleri bekleyen sendin. Nice sütunlarda fısıltılı dualara fısıltını ekleyen sensin. Köprülerde kemerlerde yâri yâre kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren senin serinliğin değil mi? Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar söyleyen sen değil misin?

    Aslında kendi taşını dikiyor değil mi insan? Her gün bir önceki günde bırakırız bedenimizi. Her yeni günün sabahında eskimiş bedenlerini yüklenir gibi insan. Sanki yakamızda çocukluk fotoğrafımızı taşır gibi yürürüz yeni zamanlara. Kendi cenazesini kaldırır gibidir insan. Baktığımız her yüzün ardında eskimiş yüzler saklıdır. Şimdiki bedenimiz daha öncekilerin başını bekleyen konuşkan bir taştır. Ölmüş yanlarımızı hatırlatır. Bir taş gibi ağırlaşır gözlerimizin karası. Var-yok arası bir titreyişe dönüşür nefesimiz. İki nefes ortasında dikilir taşımız. Taştan taşa koşar bakışımız. Hatıralarda saklı, solgun fotoğraflara nakışlı yüzler üzerine uzanır gölgesi.

    Sen değilsin; taş benim ey yâr. Kendimi taşımaya mecâlim yok. Kendime söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum taş olmaklığımdan. Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.

    Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk… / Taşıdığım sensin ey yâr. / Söze sığdıramadığım. / Ve hiç susturamadığım. / Ne oldu kalbime? / Katılaştı, katılaştı. / Taştan da katılaştı. / Ağlarsa, taşlar ağlar. / Ben ağlayamadım; sen ağla… / Taş değil misin ey yâr?

Leave a Reply

Posted by HARIKA
Dated: 18th Temmuz 2011
Filled Under: Aşk~Sevgi, Güzel Sözler, Şarkı Sözleri, Şiir Defteri, Video Klip İzle
HaRiKa SaRiSeKeR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright � 2012  design Sesli sohbet

Sesli Chat

>